bugün çok deli, feci acayip derin canım sıkıldı. sinirlendim. bunu 24 yıl sonra torunlarıma filan göstericem (olursa, olmazsa başkalarının torunlarına salça olucam) 17 Mart 2014’te ben sinirlenmiştim, canım sıkıldı diyeceğim. İyi bir ders olacaktır onlar için de bu. Teknoloji o zamana kadar ne olur kim bilir, bunu dedikten sonra vay be filan diyeceklerdir eminim. Çünkü bugüne geri gidip izleyici olacaklar, yani şunu demek istiyorum zamanda yolculuk yapacağız gençlerle. Bir yukarı bir aşağı, dedemin taşağı in aşağı kafası biraz da. Tam anlatamadım bende anlamıyorum şu an itibariyle. Her nedense yazma ihtiyacı hissettim şu dakikalarda, yazının sonuna doğru toparlarım sanırım.

Yazının sonunda toparlarım dedikten sonra YAZININ SONU deyip bitiresim geldi. Çok saçma ama bunu bu şekilde yazarken yazmaya devam edecekmişim gibi hissettim fakat noktayı koyduktan sonra kaçtı, ama önemli birşey oldu. O da; bunu açıklarken yazmaya devam ediyor oluşum bu yazının devamını getireceğe benziyor. Yarım kilo sigara içip, gönül eğlendirmeye çalışıyorum. -Sigara sağlığa zararlı- biliyoruz, eyvallah hatırlattığın için de ayrıca teşekkürlerimi sunarım burdan. Ben beyin okuyucuyum HOCAAAM!! ne düşündüğünü anında bilirim, anlarım. Bizim de kendimize göre şeklimiz vari ayık ol! Tumblr’ın kızı olsa, bana aşık olurdu kesin bu yazdıklarımı görünce, okuyunca değil! Lütfen dikkat!

Son zamanlarda birkaç farklı şey olmakla birlikte, birkaç farklı şey de olmadığı için canım sıkılıyor. Bu farklı şeyler nedir? Bu sorunun cevabını yazıncaya kadar 23.445 satır kod yazarım diyeceğim fakat kod yazmayı da unuttum, unutmamış olsam da o kadar kod yazacak adam değilim, bana ters hocam. Zaten bıraktım artık ben o işleri, yeter! İyi birşey bu tumblr ya, bak ne güzel saçmalıyorum kendi kendime. Torunlarım (veya salça olduklarım) bunları okuyunca oooo çok süpermiş yhaa filan diyeceklerdir kesinlikle. Çünkü onların zamanında bu tip şeyler olmayacak, olamayacak. Gerçi şu an da oluyor değil ama, olsun ben olduruyorum. Başka olduran da vardır mutlak, fekat öldürenler de vardır. Bunu da unutmamak gerek.

Abi ben o kadar götümü yırtıyorum, ama elde yine bişey yok. Canımı sıkan en önemli etkenlerden biri bu! Yaptığımız birşeyin değer görmemesi, başarı sayılmaması dikkate alınmaması kadar kötü birşey yok sanırım. Beklentilerimizi ne kadar düşük tutsakta bir işe yaramıyor, bunu da niye yazdıysam. Neyse devam ediyorum, böldüm ama özür dilerim! Böylesini zor bulursun sen, özür bile diledim sanaldan. Sinir olduğum şey ise yüzyüze odun gibi olup sanaldan aşırı samimi tavırlar içine bürünen insanlarla muhattap oluyor olmamdan kaynaklanıyor olsa gerek. Çok saçma, çok kötü, çok aptalca, çok neyce? böyle en kötü neyse işte ondan ya.

Galiba benden bu kadar!

Bu gecelik tabi, seneye 4 Nisan’da bu yazıya devam edeceğim.

My new sounds:

reşat ekrem koçu’nun müthiş felaket uğraştığı emek harcadığı eserden küçücük bir kısmı. #istanbul

bokvar. (at Kuzguncuk)

envai çeşit (at Mısır Çarşısı)

düşündürücü fotoğraflar çektiğimin farkında olmayanlar like etmesin diyerek fotoğraftan bir anlam çıkarmanıza yardımcı olduğumun farkındayım. (at Balat)

yine 4 yıl önce @edukkan :) aslında göndermiştik müşterilere ama :)))

haha :) 4 yıl geçmiş be. @edukkan

ooooh

Bazen birine/biryere yazamadiklarimi bu şekilde yazıyorum.